Unorthodox: Bir Kadının Hayatı Kaç Kişiyi İlgilendirir?

Unorthadox dizisi yorumu

Bir peruk, bir düğün, Berlin’de bir göl ve herkesin söz sahibi olduğu bir kadın hayatı üzerine.

Kapak — Esty Wannsee’de. Dizi karesi. Esty’nin peruğu bu görüntüde hâlâ başında.

Bir peruk, bir göl ve artık kendisine ait olmasını istediği bir hayat.

Netflix · Vogue México · Kaynak

Dizi karesi. Esty’nin peruğu bu görüntüde hâlâ başında.

Baştan anlaşalım: Burada final dâhil her şeyi konuşuyoruz. Henüz bu mini dizi Unorthadox'u bitirmediyseniz önce dört bölümü izleyin; sonra gelin, düğündeki bardağın neden kırıldığına, dizideki en küçük ayrıntıya kadar her detayı beraber kurcalarız. Çünkü bilirsiniz, işim bu :) Ben diziyi ikinci kez izliyorum bu arada, ilk çıktığı sene izlemiştim. Çok etkilenmiştim. Ama uzun süre geçti üzerinden, unutmuşum. Ruhi Çenet'in videosundan sonra ben bunları nereden hatırlıyorum diye düşündüm. Bu diziden aklımda kalanlarmış meğer, ama ilk izlediğimde bu kadar çok detayı merak edip araştırmamıştım tabii. Şimdiz sizlere amme hizmetinde bulunuyorum, rica ederim efenim seve seve. Beynimin kıvrımlarına hoş geldiniz, çayınızı kahvenizi alınız. Sizleri inanamayacağınız bir yolculuğa çıkarıyorum...


Unorthodox’u izlerken benim durumum biraz şuydu: Dizi ilerlemeye çalışıyor, ben araya girip duruyorum. “Bir dakika, onu neden yaptılar?” Kızın saçını neden kazıtıyorlar? Saçını göstermesin diye neden başka saç takıyor? Erkeklerin kolundaki kayışlar ne, kafalarındaki kutuların içinde ne var? Damat neden bu kadar değişik ve saçma hareket ediyor? Gelinin yüzünü kim, neden örttü? Yüzük neden işaret parmağında? Şimdi ne içirdiler? Bardak kırıldı, herkes alkışlıyor. Ben daha yüzükteyim, siz ne ara kutlamaya geçtiniz?

Alt tarafı dört bölümlük bir dizi açmıştım. Sonra bir baktım, gelinin parmağından yirminci yüzyıl Avrupa tarihine geçmişim. Beni tanıyanlar bu noktada pek şaşırmamıştır. İşin güzel tarafı, cevapları öğrendikçe ilk tepkilerimin bazıları değişti. Bana yabancı gelen her şey anlamsız değilmiş, önce bir dinlemek gerekiyormuş. Ama bir geleneğin hikâyesini öğrenmekle “O zaman herkes buna uymak zorunda” demek de aynı şey değil. Yüzlerce yıllık olabilir; uygulamak istemeyen insanın hayatı üzerinde sonsuza kadar söz sahibi olması mı gerekiyor?

Diziyle aramdaki asıl mesele de bu soruda başladı. Esty ne istediğini anlamaya çalışıyor. Çevresindekilerde öyle bir belirsizlik yok; onun ne istemesi gerektiğini gayet iyi biliyorlar. Aile konuşuyor, eşi konuşuyor, cemaat konuşuyor. Daha doğmamış kuşaklar adına bile konuşan var. İnsan bir ara “Kıza da soracak mısınız?” diye bekliyor tabii. Sıranın ona gelmesi biraz zaman alacak.

Dört bölüm, fazlasıyla kalabalık bir hayat

Önce kimden söz ettiğimizi yerli yerine koyalım. 2020 yapımı Unorthodox, Anna Winger ile Alexa Karolinski’nin yarattığı, Maria Schrader’in yönettiği dört bölümlük mini dizi. Shira Haas’ın oynadığı on dokuz yaşındaki Esther, yani Esty, Brooklyn’in Williamsburg bölgesindeki Satmar Hasidik topluluğundan ayrılıp Berlin’e gidiyor. Kâğıt üzerinde bir evlilikten kaçış gibi duruyor. İzledikçe anlıyorsunuz ki Esty, dünyayı nasıl anlayacağını bile kendisine öğretmiş olan bir hayatın dışına çıkıyor. (timesofisrael.com)

Unorthodox afişi. Dizinin tanıtım afişi.

Unorthodox — dört bölümlük bir kaçış hikâyesi.

Netflix · Sony Cine · Kaynak

Afiş. Dizinin tanıtım afişi.

Bu yüzden açılışta büyük bir kavga çıkmaması hoşuma gitti. Kapılar çarpılmıyor, bütün aile salona toplanıp etkileyici bir konuşma dinlemiyor. Esty’nin eline üç sayfalık bir “Artık kendi hayatımı yaşayacağım” metni verilmemiş. Zaten bunları rahatça söyleyebileceği bir ortam olsa belki böyle gitmesi gerekmeyecek. Kimseyi ikna etmeye çalışmadan çıkıyor.

Biz başka ülkede hayat kurmayı düşünürken dil, iş, kira diye sıralarız ya; Esty’nin onlardan önce çözmesi gereken bir şey var. “Peki ben ne istiyorum?” sorusunun cevabını daha doğru dürüst bilmiyor. Birinin ona ne yapacağını söylemediği hayat nasıl yaşanır, onu öğrenmesi gerekiyor. Bunu izlerken kendi isteklerini tanımanın da biraz alışkanlık meselesi olduğunu düşündüm. Hiç sorulmamış bir soruya, bir sabah özgür uyandınız diye hemen cevap veremiyorsunuz.

Gerçek bir hikâye, ama hayatın kamera kaydı değil

“Peki bunlar gerçekten yaşanmış mı?” diye merak ediyorsanız, hikâyenin çıkışında Deborah Feldman var. 2012’de yayımlanan anı kitabının adı Unorthodox: The Scandalous Rejection of My Hasidic Roots. Feldman gerçekten Williamsburg’daki Satmar topluluğunda büyümüş, on yedi yaşında evlenmiş, on dokuz yaşında anne olmuş. Kitaplar ve daha sonra aldığı eğitim de o kapalı çevrenin dışını görmesinde önemli bir rol oynamış. (simonandschuster.com)

Deborah Feldman — yayınevi fotoğrafı. Yazarın yayınevi tarafından paylaşılan portresi; Esty karakterinin fotoğrafı değil.

Hikâyenin arkasındaki gerçek yazar: Deborah Feldman.

Fotoğraf: Alexa Vachon · Simon & Schuster · Kaynak

Yazar portresi. Yazarın yayınevi tarafından paylaşılan portresi; Esty karakterinin fotoğrafı değil.

Unorthodox kitap kapağı. Dizinin esinlendiği anı kitabının kapağı.

Deborah Feldman’ın anı kitabı, dizinin çıkış noktası.

Kapak: Simon & Schuster · Kaynak

Kitap kapağı. Dizinin esinlendiği anı kitabının kapağı.

Deborah Feldman — alternatif fotoğraf. Deborah Feldman’ın 2017’deki bir etkinlik fotoğrafı.

Deborah Feldman, 2017’de bir okuma etkinliğinde.

User:Ich · Wikimedia Commons · CC BY-SA 4.0 · Kaynak

Gerçek kişi / etkinlik. Deborah Feldman’ın 2017’deki bir etkinlik fotoğrafı.

Yalnız fotoğraftaki yazara bakıp “Demek Esty’nin gerçeği bu” deyince araya küçük bir açıklama koymak gerekiyor. Esty ile Deborah birebir aynı kişi değil. Feldman, dizideki gibi hamileliğini öğrenip doğrudan Berlin’e kaçmıyor; topluluktan ayrıldığında oğlu zaten doğmuş, Berlin’e yerleşmesi daha sonra oluyor. Konservatuvar, müzisyen arkadaşlar, seçmeler, kocasıyla kuzeninin Berlin’e gelip onu araması ise büyük ölçüde senaryonun işi. Brooklyn’deki geçmiş anılardan besleniyor; Berlin’deki gelecek için senaristlerin eli daha serbest. (en.wikipedia.org)

“Gerçek hikâyeden uyarlanmıştır” yazısını görünce hepimiz biraz fazla rahatlıyoruz galiba. Sanki her sahnenin yanında yaşandığına dair imzalı belge var. Oysa anı kitabında zaten bir insanın hafızasını ve bakışını okuyoruz. Diziye geçince bunlara senaristin, yönetmenin ve oyuncunun yorumu da ekleniyor. Bunu öğrenince kandırılmış hissetmedim. Yalnızca izlediğim şeyin bir belgesel olmadığını aklımda tutuyorum. Esty’nin derdine inanmak için konservatuvardaki sandalyelerin gerçek hayatta da aynı yerde durmasına gerek yok sonuçta.

New York’un içinde başka bir dünya

Burada bir nefes alıp şu cümleyi baştan düzeltelim: “Demek Yahudiler böyle yaşıyor.” Hayır, dizinin anlattığı hayatı bütün Yahudilerin üzerine geçiremeyiz.

Satmar, Hasidik Yahudilik içindeki belirli bir topluluk. İsminin de bir yolculuğu var: Bugün Romanya’da bulunan Satu Mare’nin Macarca adı Szatmárnémeti ile bağlantılı. Modern tarihinde Joel Teitelbaum önemli bir isim. Holokost’tan sonra New York’ta yeniden örgütlenmesi de bugün gördüğümüz topluluğun hikâyesinde büyük yer tutuyor. (en.wikipedia.org)

Satmar dünyası — düğün aile karesi. Dizi karesi. Düğündeki aile ve cemaat çevresi.

Bir evlilik fotoğrafı. Kadraja bütün bir dünya sığıyor.

Anika Molnar / Netflix · British Vogue · Kaynak

Dizi karesi. Düğündeki aile ve cemaat çevresi.

Yani Williamsburg’a bakarken yalnızca Amerika’daki dindar bir mahalleyi görmüyoruz. Orta ve Doğu Avrupa’dan taşınan bir dil, hatıralar ve gündelik alışkanlıklar da o sokaklarda yaşamaya devam ediyor. Ama bunu “Bütün kurallar Holokost yüzünden çıkmış” diye anlamayalım. Bu muhafazakâr gelenekler savaştan önce de var. Holokost’un eklediği şey, o hayatı sürdürme meselesinin taşıdığı korkunç ağırlık. (en.wikipedia.org)

Esty’nin çevresindekiler açısından geleneğe devam etmek, sadece “Biz eskiden beri böyle yapıyoruz” demek değil. Yok edilmek istenmiş bir hayatın sürmesiyle de ilgili. Bunu bilince bazı konuşmaları başka türlü dinliyorsunuz. Yine de aklıma şu takılıyor: Geçmişte yaşanan o büyük kayıp, sonradan doğan insanların hayatını ne kadar belirleyebilir?

Topluluğun devam etmek istemesini anlıyorum. Ama bir kadına dönüp “Bunun için sen kendi istediğin hayattan vazgeçeceksin” denildiğinde aynı kolaylıkla başımı sallayamıyorum. Bir şeyin neden yapıldığını öğrenmiş olmam, ona hak vermek zorunda olduğum anlamına gelmiyor. Bu ayrımı yazı boyunca aklımda tutacağım.

Daha ilk sahnede karşımıza bir sınır çıkıyor

Daha ilk sahnedeki kopmuş teli hatırlıyor musunuz? Başta sıradan bir mahalle arızası sanılabilir. Meğer söz konusu şey eruv: Şabat günü belirli alanlarda eşya taşımayla ilgili dinî kurallar bakımından sınır oluşturan düzenleme. Buradaki mesele dışarıda yürümek değil, bir şey taşımak. Dizide tel kopunca Esty’nin çantasıyla çıkması da sorun oluyor. Kaçışa hazırlanırken bir de bunu hesaplamak zorunda. (outorah.org)

Eruv örneği. Airmont, New York’tan açıklayıcı örnek. Dizideki kopmuş tel veya çekim yeri değil.

Bazı sınırlar, duvar kadar görünür olmak zorunda değil.

Gary Greenbaum · Wikimedia Commons · CC BY-SA 4.0 · Kaynak

Açıklayıcı gerçek fotoğraf. Airmont, New York’tan açıklayıcı örnek. Dizideki kopmuş tel veya çekim yeri değil.

Böylece daha evden uzaklaşamadan karşısına bir sınır çıkıyor. Üstelik duvar falan değil; ne olduğunu bilmeseniz fark etmeyeceğiniz kadar ince bir tel. Bana bu görüntü çok şey anlattı. Bir sınırın insanı durdurması için illa yüksek ve aşılmaz olması gerekmiyor. Hayatınızı ona göre düzenlemeyi öğrenmişseniz, görünürlüğü pek önemli kalmıyor.

Yalnız sahneyi sevdiğim için doğruluğuna da otomatik olarak onay vermeyeyim. Satmar geçmişi olan yazar Frieda Vizel, dizinin topluluğun eruv konusundaki yaklaşımını doğru yansıtmadığını söylüyor. Görsel fikri beğenebiliriz; bu, gösterilen uygulamanın ayrıntılarının doğru olduğu anlamına gelmez. (yale-herald.com) Bu itirazı bir kenara not ettim. Diziyi beğendim diye bütün araştırma dosyasına kefil olacak değilim.

Konuşulan dil de hikâyenin bir parçası

Bir başka küçük şaşkınlık: Williamsburg sahnelerinde duyduğumuz dilin büyük kısmı Yidiş, İbranice değil. Aşkenaz Yahudilerinin tarihsel dili olan Yidişin temeli ağırlıklı olarak Germen dillerine dayanıyor; içinde İbranice-Aramice ve Slav dillerinden önemli unsurlar da var. Yazarken ise İbrani harfleri kullanılıyor. Kulağa gelen dil ile kullanılan alfabe aynı sorunun cevabı değil yani. (en.wikipedia.org)

Yidiş okuma kitabı. 1958’de Varşova’da yayımlanmış bir Yidiş okuma kitabından sayfalar. Dizi aksesuarı değil.

Duyduğumuz dilin yazılı hâli: Yidiş bir okuma kitabından sayfalar.

Wikimedia Commons · JidyszElementarz.gif · Kaynak

Tarihî belge. 1958’de Varşova’da yayımlanmış bir Yidiş okuma kitabından sayfalar. Dizi aksesuarı değil.

Bunun hikâyeyle ilgili hoş bir tarafı var. Esty Almanya’ya gittiğinde, geride bıraktığı dilin tarihsel olarak akraba olduğu bir dille karşılaşıyor. Büsbütün başka bir hayata gidiyor, ama diller arasında hâlâ bir yakınlık var. Senaristin oturup ayrıca icat etmesine gerek kalmamış.

Unorthodox, ağırlıklı olarak Yidiş çekilen ilk Netflix dizisi olarak tanıtılıyor. Bu tercihi seviyorum; dili yalnızca birkaç “yerel” kelimeyle hissettirmek yerine o dünyanın içine giriyoruz. Karakterler bize anlaşılır görünmek için kendi aralarında başka türlü konuşmaya başlamıyor. (sony-cinematography.com)

Dil ve kültür danışmanı Eli Rosen, oyuncuların Yidiş çalışmalarında önemli rol üstlenmiş; kendisini dizide haham olarak da görüyoruz. Shira Haas rol için dili çalışmış. Moishe’yi oynayan Jeff Wilbusch ise zaten Yidiş konuşulan ultra-Ortodoks bir çevreden geliyor. Onun sete getirdiği şey, ezberlenmiş repliklerin ötesinde bir deneyim. (thewrap.com) Demek ki yalnızca cümleyi doğru çevirmek yetmiyor. O insanın ağzından çıkıyormuş gibi duyulması da gerekiyor.

Siyah kutular, uzun bukleler ve düşündüğümüzden fazla şey söyleyen kıyafetler

Gelelim benim bakıp bakıp ne olduğunu çözmeye çalıştığım siyah kutulara. Erkekler dua ederken birini başlarına yerleştiriyor, birini de kollarına bağlıyor; kayışlar ellerine kadar uzanıyor. Aksesuar sanıp geçilecek gibi değil.

Adları tefillin. İçlerinde, parşömen üzerine yazılmış Tevrat’tan dört bölüm var. Kola bağlanan parça shel yad, baştaki shel rosh diye adlandırılıyor. Kol kutusu üst kola yerleştiriliyor, kayış kol ve ele sarılıyor. Baş kutusu ise saç çizgisinin üzerinde, yüzün ortasına hizalanıyor. Geleneksel uygulamada hafta içi sabah dualarında kullanılıyor; Şabat ve belirli bayramlarda takılmıyor. Yani her an taşınan bir başlıkla karşı karşıya değiliz. (en.wikipedia.org)

Tefillin — iki kutu. Tefillini gösteren açıklayıcı fotoğraf; diziden alınmadı.

Tefillin: başa ve kola bağlanan iki küçük kutu.

Black Stripe · Wikimedia Commons · CC BY-SA 3.0 · Kaynak

Açıklayıcı gerçek fotoğraf. Tefillini gösteren açıklayıcı fotoğraf; diziden alınmadı.

Tefillin — ele sarılan kayışlar. Kayışların ele sarılışını gösteren açıklayıcı fotoğraf. Satmar uygulamasının birebir belgesi olarak okunmamalı.

Ele uzanan kayışlar, ibadetin bedensel bir parçası.

Yonkeltron · Wikimedia Commons · CC BY 3.0 · Kaynak

Açıklayıcı gerçek fotoğraf. Kayışların ele sarılışını gösteren açıklayıcı fotoğraf. Satmar uygulamasının birebir belgesi olarak okunmamalı.

Simgesel açıklamasında zihin, kalp ve yaptıklarımız arasında bağ kuruluyor. Dua ederken yalnızca ağızdan çıkan sözler değil, beden de o bağlılığa katılıyor. Kutuların neden başa ve kola yerleştirildiği böylece biraz daha anlam kazanıyor. Bu arada küçük yuvarlak başlığın adı kipa; kutunun adı değil. İkisini başta aynı şey sanmış olabilirsiniz. Ben de bu kadar isim arasında her parçayı ayrı ayrı yerleştirmek zorunda kaldım. (en.wikipedia.org)

Yüzün iki yanındaki buklelere de payot, Yidiş söyleyişiyle peyos deniyor. Tevrat’taki başın yanlarını tıraş etmeye ilişkin hükmün farklı yorumlarıyla bağlantılılar; her toplulukta aynı biçimde ve uzunlukta bırakılmıyorlar. O büyük kürk şapkalar ise shtreimel. Bazı Hasidik topluluklarda çoğunlukla evli erkekler tarafından Şabat ve özel günlerde kullanılıyor. (en.wikipedia.org)

Peyos ve shtreimel — düğün portresi. Diziye ait düğün portresi; peyos ve shtreimel aynı karede görülebiliyor.

Burada kıyafet, kişinin kimliğine dair bir şeyler de söylüyor.

Netflix · Sony Cine · Kaynak

Dizi karesi. Diziye ait düğün portresi; peyos ve shtreimel aynı karede görülebiliyor.

Bunları öğrenince kıyafetlere başka türlü bakmaya başladım. Bazen bir şapka ya da saç biçimi, kişinin evli olup olmadığını, ait olduğu topluluğu, hatta günün sıradan bir gün olup olmadığını anlatabiliyor. Biz daha karakterin adını öğrenememişken, aynı dünyadan gelen biri görüntüsünden bir sürü şey anlamış bile.

Düğüne davetsiz misafir olarak katılmak

İkinci bölümdeki düğünde kendimi tam olarak davetsiz misafir gibi hissettim. Herkes ne zaman nereye geçileceğini biliyor, ben gelinin yüzü neden örtüldü diye düşünürken tören bir sonraki aşamaya geçmiş oluyor.

O yüz örtme geleneğinin adı badeken. Damat gelinin duvağını kapatıyor. Mahremiyet, iç güzellik ve kutsal metinlerdeki hikâyelerle ilişkilendirilen farklı açıklamaları var. Rebeka’nın İshak’la karşılaşırken yüzünü örtmesi bunlardan biri. Yakup, Rahel ve Lea hikâyesiyle de bağlantı kuruluyor. Yalnız “Kesin şu olaydan çıkmış” deyip tek bir açıklamayla kapatmamak gerekiyor. (chabad.org)

Badeken — duvağın örtülmesi. Gerçek bir düğünden badeken örneği. Unorthodox karesi değil.

Badeken: gelinin yüzünü örten duvak.

Chaim Perl Photography · Chabad · Kaynak

Açıklayıcı gerçek fotoğraf. Gerçek bir düğünden badeken örneği. Unorthodox karesi değil.

Peki gelinin yanına gelip dua eden erkekler kim? Hepsini haham sanmamak lazım. Bu tür törenlerde damada aile büyükleri ve yakınları eşlik edebiliyor, ebeveynler gelini kutsayabiliyor. Dizide kadraja giren her kişinin akrabalık derecesini bilmiyoruz; ama rastgele birilerinin gelip dua ettiği bir kalabalık da değil bu. (chabad.org)

Bir de çiftin üzerinde duran örtü var: chuppah. Onu gelinin yüzündeki duvakla karıştırmayalım. Bu, kuracakları evi simgeleyen düğün örtüsü; yanlarının açık olması da misafirperver bir ev düşüncesiyle açıklanıyor. Aynı sahnede iki örtü görüyoruz, ama ikisi farklı şeyler anlatıyor. (chabad.org)

Chuppah — düğün örtüsü. Gerçek bir düğündeki chuppah. Gelinin yüzündeki duvaktan farklı; dizi karesi değil.

Chuppah: çiftin altında durduğu düğün örtüsü.

© Coby Engelhart · Chabad · Kaynak

Açıklayıcı gerçek fotoğraf. Gerçek bir düğündeki chuppah. Gelinin yüzündeki duvaktan farklı; dizi karesi değil.

Bunları öğrenince düğüne bakışım değişti, fakat gözüm yine Esty’de kaldı. Bütün tören onunla ilgiliyken yüzünün bir anda görünmez hâle gelmesi bana dokundu. Bu, ritüelin herkes için böyle hissettirdiği anlamına gelmiyor; benim sahneyi izlerken düşündüğüm şey. Esty’yi herkes görüyor, herkes onunla ilgileniyor. Peki bütün bu ilginin içinde onun istediğine ne kadar yer kalıyor?

Damat mutsuz mu, yoksa ben yanlış mı okuyorum?

Yanky’yi de çözmeye çalışıyorum tabii. Öne arkaya sallanıyor, yüzü çok ciddi. İlk baktığımda “Kendi düğününde niye bu kadar kederli duruyor?” diye düşündüm.

Meğer sallanmanın kendisi mutsuzluk göstergesi değilmiş. Shuckling, bazı Yahudilerin dua ederken veya dinî metin çalışırken yaptığı ritmik beden hareketi. Dikkati toplamakla ve bütün bedenle ibadet etmekle ilgili açıklamalar var. Mezmurlar’daki “bütün kemiklerim” ifadesiyle de ilişkilendiriliyor. Burada da tek bir kesin köken yok; farklı yorumlar var. (en.wikipedia.org)

Törenin o kısmındaki ciddiyeti de kendi düğün beklentimle okumamak gerekiyor. Geleneksel anlayışta bağışlanma, ruhani yenilenme ve yeni bir hayata başlama düşünceleri önemli. Dolayısıyla biraz önce dua ederken çok ciddi görünen insanların biraz sonra sevinmesi tutarsız değil. Törenin farklı anlarındalar. (chabad.org)

Benim düzeltmem gereken şey de buydu: Ciddi duruyor diye mutsuz, sessiz diye isteksiz olduğunu hemen düşünmüşüm. Bir sahneyi eleştirmeden önce ne izlediğimi öğrenmek iyi oldu. Yoksa kendi alıştığım düğünü ölçü alıp geri kalan herkese “Siz yanlış yapıyorsunuz” deme tehlikesi var. Pek iddialı bir evrensel düğün komitesi olurdu.

Yüzük neden o parmakta, bardak neden yerde?

Düğün devam ediyor, benim sorular da bitmiyor. Şimdi gelin neden dönüyor, yüzük neden o parmakta, ona bakalım. Bazı Aşkenaz geleneklerinde gelin damadın çevresinde yedi kez dönüyor. Yaratılışın yedi günü gibi sembolik bağlantılarla açıklanan, farklı biçimleri bulunan bir uygulama. Dönen kişi gelin; damadın gelinin çevresinde dolaşması değil. Kalabalıkta kimin kimi çevrelediğini karıştırmak kolay. (en.wikipedia.org)

Yüzük de çoğunlukla gelinin sağ elinin işaret parmağına takılıyor. Benim “Yüzük parmağı orası değil ki” itirazım daha cümleye dönüşmeden geleneğin başka olduğunu öğreniyorum. Bu, kiddushin denen evlilik bağının kurulması aşamasının bir parçası. Yüzüğün verilmesi, söylenen sözler ve tanıklık önemli. Bizim gündelik “Nişanlandılar” ifademiz, burada kurulan dinî ve hukuki bağın ağırlığını tek başına karşılamıyor. (en.wikipedia.org)

Ardından kadehten içilen şey de ritüel açısından su değil, kutsama yapılan şarap. Törenin farklı aşamalarında iki kadeh kullanılabildiği için bir daha görürseniz aynı şey neden tekrarlanıyor diye şaşırmayın. Şarap üzerine okunan dualar da düğünün neşe ve kutsallık tarafına eşlik ediyor. (chabad.org)

Yüzük takılması. Gerçek bir düğünden yüzük ritüeli. Dizi karesi değil; fotoğrafın filigranı korunmalı.

Yüzük: evlilik bağının kurulması.

Zak Milofsky · Chabad · Kaynak

Açıklayıcı gerçek fotoğraf. Gerçek bir düğünden yüzük ritüeli. Dizi karesi değil; fotoğrafın filigranı korunmalı.

Şarap kadehi. Şarap kadehini gösteren ritüel fotoğrafı. Dizi karesi değil.

Şarap: kutsamaya eşlik eden kadeh.

Chabad · Kaynak

Açıklayıcı gerçek fotoğraf. Şarap kadehini gösteren ritüel fotoğrafı. Dizi karesi değil.

Ayağın altındaki sarılı bardak. Ayağın altındaki sarılı bardağı gösteren gerçek düğün fotoğrafı. Dizi karesi değil.

Cam: kutlamanın içindeki tarihsel hatırlama.

© Coby Engelhart · Chabad · Kaynak

Açıklayıcı gerçek fotoğraf. Ayağın altındaki sarılı bardağı gösteren gerçek düğün fotoğrafı. Dizi karesi değil.

Bir yandan da ketubah denen evlilik belgesi var; eşin yükümlülüklerini içeriyor. Sheva Brachot ise yedi kutsamanın adı. Bunları okumak üzere yakınlara veya onurlandırılmak istenen kişilere görev verilebiliyor. Demek ki tören boyunca sırayla öne çıkan insanların da belli bir rolü var; herkes aklına gelen anda söz almıyor. (chabad.org)

Ketubah — evlilik belgesi. Ketubah rulo hâlinde görülüyor; belgenin açık metni görünmüyor. Dizi karesi değil.

Gelinin elindeki ketubah: evlilik töreninin yazılı belgesi.

© Yisroel Glick · Chabad · Kaynak

Açıklayıcı gerçek fotoğraf. Ketubah rulo hâlinde görülüyor; belgenin açık metni görünmüyor. Dizi karesi değil.

Sonra damat ayağını indirip camı kırıyor ve ortalık birden şenleniyor. O bardak genellikle bir bezin içine sarılıp yere konuyor. Kırılmasının en yaygın açıklaması, Kudüs’teki Tapınağın yıkılışını hatırlamak: Kendi hayatınızın en mutlu anında bile halkınızın kaybını unutmamak. Ardından duyulan “Mazel tov!” da kullanım olarak “Tebrikler, hayırlı olsun!” gibi. Yani insanlar yıkıma sevinmiyor; evliliği kutluyorlar. (chabad.org)

Ben önce “Bardak kırıldı diye bu kadar sevinen bir topluluk mu var?” diye bakıyordum. Meğer o birkaç saniyenin içinde evlilikle birlikte tarih, din ve yas da varmış. Düğünü uzatmalarının nedenini de böylece daha iyi anladım. Bize Esty’nin girdiği hayatı adım adım gösteriyorlar. Kimin nerede duracağı, hangi nesnenin ne anlama geldiği, ne zaman ne yapılacağı belli. Kimse o anda ne olacağını keşfetmek zorunda değil. Berlin’de Esty’yi bekleyen hayat ise bunun tam tersi. Birazdan “Şimdi ne yapacağım?” sorusuna kimsenin onun yerine cevap vermediği yere geçeceğiz.

Saç meselesi: Bir kadının başında ne kadar anlam taşınabilir?

Esty’nin saçının kazıtılması. Dizideki saç kazıtma sahnesinden kare.

Bir geleneğin ağırlığı, bazen aynaya bakarken hissediliyor.

Netflix · Moondo · Kaynak

Dizi karesi. Dizideki saç kazıtma sahnesinden kare.

Saçın kazıtıldığı sahneyi izledikten sonra bir süre başka şeye geçmek kolay değil. Esty evleniyor ve hemen ardından bedenindeki çok görünür bir şey değiştiriliyor. Yalnız burada iki uygulamayı ayıralım. Evli kadınların saçlarını örtmesi çeşitli Ortodoks Yahudi topluluklarında var. Saçın kazıtılması ise bütün Yahudi kadınlara, hatta bütün Ortodoks kadınlara ait bir kural değil. Satmar dâhil bazı Hasidik çevrelerde görülen özel bir gelenekten söz ediyoruz. (en.wikipedia.org)

Daha sonra taktığı peruğun adı da sheitel. Benim ilk sorum gayet düz bir soruydu: “Saçı görünmesin diye neden başka saç takıyor?” Uygulamayı benimseyen yorumlarda örtülmesi gereken şey kadının kendi doğal saçı. Mantık buradan kuruluyor. Üstelik peruk konusunda dinî otoriteler ve topluluklar arasında da farklı görüşler var. Dışarıdan bakıp tek bir “Böyle yapıyorlar” cümlesiyle açıklamak, gördüğümüz çeşitliliği kaçırıyor. (en.wikipedia.org)

Sahneyle ilgili öğrendiğim bir şey daha var: Shira Haas’ın saçı gerçekten kazıtılmış. Oyuncunun anlattığına göre daha çekimlerin ilk gününde, önce mikve sahnesi, sonra saç kesimi çekilmiş. Saçı geri takıp bir daha kesemeyecekleri için bu an iki kamerayla kaydedilmiş. Rolün içine yavaş yavaş girilecek bir ilk gün olmamış yani. (thewrap.com)

Haas’ı izlerken en sevdiğim şeylerden biri, Esty’nin yüzünde tek bir duygu bırakmaması. Korkuyor, evet; ama merak da ediyor, inat da ediyor, bazen beklemediğim kadar cesur davranıyor. Sürekli acımamız istenen bir karaktere dönüşmüyor.

Bir de dizi o tanıdık “yeni hayat, yeni görünüş” kolaylığına kaçmıyor. Hani karakter kuaföre gider, güzel bir kıyafet alır, fonda bir şarkı başlar ve kendine güveniyle birlikte hayatı da toparlanır. Burada o kadar rahat bir dönüşüm izlemiyoruz. Peruk çıktığında Esty’nin altında hazır bekleyen kusursuz bir yeni kimlik yok. Kazınmış, korunaksız başını görüyoruz. İlk anda güçlü görünmemesi, seçiminin gücünü azaltmıyor. Hatta bana daha gerçek geliyor; bir hayattan çıkarken diğerine hazır olmak zorunda değilsiniz.

O ağır gelinliğin küçük bir ikinci el hikâyesi var

Biraz da gelinliğe bakalım, çünkü onun hikâyesi beklediğim yerden çıkmadı. Kostüm tasarımcısı Justine Seymour, Esty’nin gelinliğini eBay’den bulmuş. Büyük ve ağır olan elbiseyi Shira Haas’a uyarlamak için yeniden çalışmışlar. Ekranda o dünyaya böylesine ait görünen kıyafetin arkasında kültürel araştırma kadar bütçe hesabı ve uyarlama emeği de var. (jewishjournal.com)

Esty’nin gelinliği. Esty’nin gelinliğini gösteren yapım fotoğrafı.

Esty’nin omuzlarındaki yalnızca gelinliğin ağırlığı değil.

Netflix · GZT · Kaynak

Dizi karesi. Esty’nin gelinliğini gösteren yapım fotoğrafı.

Bu tür ayrıntıları öğrenmek hoşuma gidiyor. Biz “Ne kadar gerçekçi olmuş” deyip geçiyoruz; birileri o görüntü için doğru kumaşı arıyor, kültürü araştırıyor, ikinci el ilanlarına bakıyor. Elbisenin Esty’nin küçük bedeninde kapladığı alan da dikkatimi çekiyor. Gelinliğe bir suç yüklemiyorum elbette, ama izlerken sanki törenin bütün ağırlığı da onun üzerine bırakılmış gibi hissediyorum. Herkesin mutluluğuna, beklentisine ve geçmişine aynı anda uygun giyinmek kolay değil. Bir de içinde rahat hareket etmeniz beklenecek.

Düğünde kamera ekibi. Düğün sekansının kamera arkası; çekim ekibi kadrajda.

Törenin arkasındaki çekim düzeni.

Netflix · GirlTalkHQ · Kaynak

Set arkası. Düğün sekansının kamera arkası; çekim ekibi kadrajda.

İki kişilik evliliğe fazla kalabalık geldiler

Kalabalık düğün — ikinci açı. Düğünden grup fotoğrafı. Esty’nin annesiyle özel bir sahnenin görüntüsü değil.

İki kişinin evliliği, kaç kişinin meselesi?

Netflix · GirlTalkHQ · Kaynak

Dizi karesi. Düğünden grup fotoğrafı. Esty’nin annesiyle özel bir sahnenin görüntüsü değil.

Evlilik sahnelerinde beni en çok rahatsız eden şey, Esty ile Yanky’nin bir türlü iki kişi kalamamasıydı. Aralarındaki en özel meselelerin bile başka insanların bilgisine ve müdahalesine açık bir tarafı var.

Esty’nin yaşadığı ağrı dizide vajinismus bağlamında ele alınıyor. Ama konuşmalar hızla onun nasıl hissettiğinden uzaklaşıp evliliğin işleyişine, ilişkiye girilip girilemediğine ve çocuk beklentisine dönüyor. Yanky’nin annesinin müdahaleleri de bu baskının önemli bir parçası. Ekrana bakarken “Önce kızın iyi olup olmadığını sorsanıza” diye düşünüyorum. (teenvogue.com)

Buradan “Bedeni bu evliliği reddediyordu” gibi romantik bir açıklama çıkarmak istemiyorum. Kulağa etkileyici geliyor olabilir, ama bir sağlık sorununu sahnenin sembolüne çevirip nedenini bildiğimizi sanmak kolaycılık olur. Zaten dizinin anlattığı rahatsız edici şey yeterince açık: Esty’nin yaşadığı bir sıkıntı, bir türlü önce onun meselesi olarak ele alınamıyor.

Bedeni hakkında herkesin bir bilgisi, yorumu ve beklentisi var. Konuşmaya hakkı olduğunu düşünmeyen neredeyse kimse yok. Şu terslik de aklıma takılıyor: Dış dünyaya karşı mahremiyet çok önemli. Konu aile içinden birinin müdahalesine gelince aynı mahremiyet birden o kadar korunmaya değer bulunmuyor.

Çocuk beklentisi de bu işin merkezinde. Dizide yeni kuşakların doğması hem dinî görev hem de tarihsel devamlılık üzerinden konuşuluyor. Esty ise kendi bedenini, geleceğini ve nasıl yaşayacağını düşünmeye çalışıyor. Bir tarafta topluluğun taşıdığı geçmiş, diğer tarafta daha kendi hayatına başlayamamış genç bir kadın var. İkisini aynı cümleye yerleştirmenin ağırlığı burada hissediliyor. Geçmişin bütün kayıplarını telafi etme görevini bir insanın omzuna bırakırsanız, kendisi için yaşayabileceği ne kadar yer kalır?

Oteldeki birkaç saniyelik siyasi kriz

Yanky ve Moishe Berlin’e varıyor. Havalimanı karesi. Oteldeki tepkinin veya telefon konuşmasının birebir görüntüsü değil.

Yanky ve Moishe, bildikleri dünyanın dışına çıktıklarında.

Anika Molnar / Netflix · British Vogue · Kaynak

Dizi karesi. Havalimanı karesi. Oteldeki tepkinin veya telefon konuşmasının birebir görüntüsü değil.

İkinci bölümdeki otel sahnesinde de yine “Bir dakika, şimdi neden öyle dedi?” diye kaldım. Birkaç saniyede bildiğimizi sandığımız bir eşleştirmeyi bozuyor. Otel görevlisi iki erkeği İsrailli sanıyor ve İsrail’den gelen misafirleri ağırlamaktan memnun olduklarını söylüyor. Biz kibar bir karşılık beklerken “Siyonist” sözcüğüyle birlikte sert bir tepki geliyor. Karşısındakiler İsrail’den değil, New York’tan gelen Satmar Yahudileri. (subtitlecat.com)

Yahudiler ama Siyonizm’e karşılar mı? Evet; sahnenin anlaşılması için tam da bu ayrımı bilmek gerekiyor. Satmar geleneğinde dinî gerekçelere dayanan güçlü bir Siyonizm karşıtlığı var. Joel Teitelbaum’un Vayoel Moshe gibi eserlerde savunduğu yaklaşım, modern bir siyasi hareketin Yahudi egemenliğini kurmasını sürgün ve Mesih’in gelişiyle ilgili dinî anlayışla bağdaştırmıyor. Yani buradaki tepkinin arkasında yalnızca güncel siyaset yok. (en.wikipedia.org)

Kutsal topraklara bağlı olmakla modern İsrail Devleti’nin kuruluş ideolojisini benimsemek aynı şey sayılmıyor. Satmar mensupları İsrail’de yaşayabiliyor da; bu, söz konusu ideolojiye yönelik dinî itirazlarının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Konuya sadece ülke sevgisi veya güncel dış politika üzerinden bakınca bu ayrım gözden kaçıyor. (en.wikipedia.org)

Otel sahnesi bana şu üç kelimeyi birbirine fazla hızlı bağlamamam gerektiğini hatırlattı: Yahudi, İsrailli ve Siyonist aynı anlama gelmiyor. Görevli iyi niyetle yakınlık kurmaya çalışıyor, ama daha karşısındaki insanları tanımadan onlara bir siyasi kimlik de atamış oluyor. Her yanlış varsayım kötü niyetle başlamıyor demek ki. Bazen insanı dinlemeden “Ben sizi anladım” demek yetiyor.

İnternete kapalı bir dünya, ama bazı telefonlar daha eşit

Moishe’nin telefonu da bu iki adamı anlamak için iyi bir ayrıntı. Yanky akıllı telefonu görünce bunun dinî açıdan nasıl mümkün olduğunu soruyor. Moishe de işi üzerinden bir gerekçe sunuyor. Birinin elinde telefon var; diğeri internette ne bulunabileceğini merak ediyor. Aynı topluluktan geliyorlar, ama dış dünyayla ilişkileri hiç aynı değil. (subtitlecat.com)

Buradan “Demek ki hiçbiri teknoloji kullanmıyor” sonucu çıkmıyor. Dizide erişimin sınırlandırıldığını, bazı kullanımların da gerekçelerle mümkün hâle geldiğini görüyoruz. Moishe o aralıklarda nasıl hareket edeceğini biliyor. Dış dünyayı tanıyor, araçlarını kullanıyor, kuralların nereden esnetilebildiğinin farkında. Buna rağmen Esty’nin geri dönmesi için baskı yapan da kendisi.

Karakterin beni rahatsız eden ve aynı zamanda ilgimi çeken yanı bu. Dışarıyı bilmeyen biri olsa, korkusunu anlamak başka türlü olurdu. Oysa Moishe neyin mümkün olduğunu biliyor. Yanky bilmediği dünyadan çekinirken Moishe, bildiği bir dünyaya Esty’nin ulaşmasını engellemeye çalışıyor. İkisinin aynı amaçla yola çıkması, aynı yerden baktıkları anlamına gelmiyor.

Bir Yahudi kadının yeni hayatı neden Berlin’de başlıyor?

Bir de durup şu yolculuğun yönüne bakalım. Yahudi bir genç kadın, içinde büyüdüğü hayattan çıkıp kendisine başka bir hayat kurmak için Berlin’e gidiyor. Almanya’nın Yahudi tarihindeki yerini düşününce şehrin rastgele seçilmediği çok açık. Esty’nin yeni başlangıcı, Yahudi tarihinin en ağır felaketlerinden birinin merkezindeki ülkenin başkentinde. Üstelik gerçek Deborah Feldman da daha sonra Berlin’e yerleşmiş. Bu terslik yalnızca senaristlerin bulduğu bir fikir değil; hayatın içinde de var. (en.wikipedia.org)

Berlin’de yeni arkadaşlar. Dizideki yeni arkadaş çevresini gösteren kare.

Ait olmak için birbirine benzemek gerekmeyen bir masa.

Anika Molnar / Netflix · British Vogue · Kaynak

Dizi karesi. Dizideki yeni arkadaş çevresini gösteren kare.

Ben bunu “Eskiden kötüydü, artık her şey güzel” gibi bir Berlin tanıtımı olarak okumuyorum. Daha çok, geçmişi bu kadar ağır olan bir yerde bugün neye izin verebileceğimizi düşünüyorum. Orada yeni bir hikâye başlatmak, eski hikâyeyi unutmak mı olur? Yoksa hatırlarken yaşamaya da devam edebilir miyiz? Dizi bu soruları uzun bir konuşmayla açıklamak yerine bizi göl kıyısına götürüyor. Yazının başından beri dönüp dolaşıp geleceğim yer zaten burası.

O gölün kıyısında bir villa var

Esty yeni tanıştığı arkadaşlarıyla Wannsee’ye gidiyor. Yüzülecek, sohbet edilecek derken Robert kıyıdaki bir villayı gösteriyor. O ana kadar arka planda duran bina, anlattıklarıyla sahnenin tamamını değiştiriyor.

Robert ve Esty göl kıyısında. Dizide Robert ve Esty’nin göl kıyısında olduğu kare.

Bir yüzme molası, geçmişle karşılaşmaya dönüşüyor.

Anika Molnar / Netflix · British Vogue · Kaynak

Dizi karesi. Dizide Robert ve Esty’nin göl kıyısında olduğu kare.

20 Ocak 1942’de, Reinhard Heydrich’in başkanlığındaki üst düzey Nazi yetkilileri o villada toplandı. Wannsee Konferansı’nda Avrupa Yahudilerinin sistematik biçimde öldürülmesine yönelik politikanın devlet kurumları arasında nasıl koordine edileceği görüşüldü. Burayı “Holokost o gün orada kararlaştırıldı” diye anlatmak doğru değil; kitlesel öldürmeler zaten başlamıştı. Toplantının önemi, sürmekte olan soykırımın devlet aygıtı içindeki örgütlenmesinde. Bina bugün bu tarihi belgeleyen bir anma ve eğitim merkezi olarak kullanılıyor. (ghwk.de)

Wannsee Konferansı villası. Binanın gerçek fotoğrafı; dizi karesi veya 1942 tarihli arşiv fotoğrafı değil.

Villa Marlier: Wannsee Konferansı’nın yapıldığı bina.

Coenen · Wikimedia Commons · CC BY-SA 3.0 · Kaynak

Açıklayıcı gerçek fotoğraf. Binanın gerçek fotoğrafı; dizi karesi veya 1942 tarihli arşiv fotoğrafı değil.

Esty bunları duyunca insanların burada yüzebilmesine şaşırıyor. Onun şaşkınlığını anlamak zor değil. Böyle bir şey öğrendikten sonra insan önündeki manzaraya az önceki gibi bakabilir mi? Robert, gölün hâlâ bir göl olduğunu söylüyor. Dizideki konuşma Berlin Duvarı dönemine, özgürlüğe yüzerek ulaşmaya çalışanlara ateş edilmesine kadar uzanıyor. Sonra da artık istediği kadar uzağa yüzebileceğini hatırlatıyor. Burada duyduğumuz şey ayrıntılı bir sınır tarihi dersi değil; senaryonun Esty’nin önüne açılan imkânı anlatmak için kurduğu diyalog. (subtitlecat.com)

Ben sahnenin asıl etkisini bundan sonra hissettim. Az önce o kıyının geçmişini öğrendik; şimdi Esty kendi isteğiyle suya giriyor. Peruğunu tam burada çıkarması da herhangi bir gölde olacağından çok daha fazla şey anlatıyor. Yahudilerin geleceğinin yok edilmesinin örgütlendiği yerin karşısında, genç bir Yahudi kadın kendi geleceğini kurmaya başlıyor. Bu bilgiyi öğrendikten sonra o görüntüyü yeniden düşünmemek mümkün değil.

Geçmişi unutması veya artık önemsememesi gerekmiyor. Sadece orada bundan sonra yaşanabilecek her şeyin de o geçmişe ait olmak zorunda olmadığını görüyoruz. Esty için başka bir hikâyeye yer açılıyor.

Aslında Esty iki kez suya giriyor

Bir de göl sahnesini tek başına değil, düğünden önceki mikve sahnesiyle birlikte hatırlayın. Çünkü Esty’yi daha önce de suya girerken izledik. Mikve, Yahudi geleneğinde belirli ritüel arınma uygulamaları için kullanılan su alanı. “Arınma” deyince gündelik temizlik veya kadının ahlaken kirli olduğu gibi bir anlam çıkarmayalım. Dizide önce Esty’nin evlilik öncesindeki bu ritüelini, sonra Berlin’de suya girişini görüyoruz. Yaratıcılardan Alexa Karolinski de iki sahne arasındaki yeniden doğuş çağrışımından söz ediyor; bağlantıyı yalnızca ben kurmuş değilim. (girltalkhq.com)

Mikve — havuzun kendisi. Tirat Zvi’deki modern bir mikve. Dizide kullanılan havuz değil.

Modern bir mikve örneği: iki su arasındaki karşılaştırmanın ilk mekânı.

Tamar Hayardeni · Wikimedia Commons · Kaynak

Açıklayıcı gerçek fotoğraf. Tirat Zvi’deki modern bir mikve. Dizide kullanılan havuz değil.

İlkinde hazırlığın nasıl yapılacağı, ne zaman suya girileceği, ne olacağı belli. Göldeyse Esty suya girmeyi kendisi seçiyor. Elbette bu, Wannsee’nin dinî açıdan mikvenin yerine geçtiği anlamına gelmiyor. Sinemanın kurduğu bir benzerlikten söz ediyoruz. Bana sahneleri farklı hissettiren şey su değil; Esty’nin o suya kendi kararıyla girmesi.

Peruk da bu yüzden yalnızca evli olduğunu anlatan bir parça olarak kalmıyor. Başında taşıdığı beklentileri gözümüzün önünde görebildiğimiz bir şeye dönüşüyor. Ama burada “Esty için” demeyi önemsiyorum. Peruk takan başka bir kadın o sahneye bakıp aynı şeyi hissetmek zorunda değil. Herkesin yerine aynı hikâyeyi yazamayız. Bir şeyi kimin seçtiği ve vazgeçmek isterse vazgeçip geçemeyeceği önemli. Aynı nesnenin birine bağlılık, diğerine baskı hissettirmesinde bu farkın payı var.

Berlin’de yürümek bile bazen yalnızca yürümek değil

Brandenburg Kapısı. Brandenburg Kapısı’nın gerçek fotoğrafı. Esty’nin geçtiği sahnenin görüntüsü değil.

Berlin’de bazı mekânlar, yalnızca arka plan değildir.

Thomas Wolf / foto-tw.de · Wikimedia Commons · CC BY-SA 3.0 · Kaynak

Açıklayıcı gerçek fotoğraf. Brandenburg Kapısı’nın gerçek fotoğrafı. Esty’nin geçtiği sahnenin görüntüsü değil.

Brandenburg Kapısı’yla ilgili öğrendiğim ayrıntı da aynı şekilde aklımda kaldı. Alexa Karolinski’nin anlattığına göre Esty’nin kapıdan geçtiği yön, 1933’teki Nazi geçişinin tersini çağrıştıracak biçimde seçilmiş. Yani Berlin’de nereye yürüdüğü bile tarihsel bir anlam taşıyabiliyor; şehri yalnızca güzel bir arka plan olarak kullanmamışlar. (timesofisrael.com)

Tabii dizi izlerken her karede gizli bir şifre aramamız gerekmiyor. Bütün göndermeleri bilmeden de etkilenebiliriz. Ama böyle bir ayrıntıyı öğrenince insan o sahneyi zihninde yeniden oynatıyor. Ben de kapının altından geçen Esty’yi artık biraz başka türlü görüyorum. Kendinden önce oraya yüklenmiş anlamların arasından, kendisi için bir yol bulmaya çalışan biri gibi.

Kapılarla, koridorlarla ve açık alanlarla kurulan fark da hoşuma gidiyor. Williamsburg’da insanlar birbirine, eşyalara, duvarlara çok yakın. Berlin’de Esty bazen geniş bir alanın ortasında küçücük kalıyor. Önceki sıkışıklık gitmiş, ama bu kez de etrafında ne yapacağını bilemediği kadar yer var. Açıkçası bunu tanıdık buluyorum: Önümüzde seçenek olması her zaman rahatlatmıyor. Bazen biri ne yapacağımızı söylemediğinde kaybolmuş hissediyoruz. Kapının açılmış olması güzel de, oradan çıktıktan sonra nereye gideceğinizi ayrıca öğrenmeniz gerekiyor.

Yanky’yi anlamak, Esty’ye geri dön demek değil

Yanky konusunda da kendimi iki farklı duygunun arasında buldum. Esty’ye yaptıklarını görüyorum, ama onu sadece “kötü koca” diye bir kenara koyamıyorum. Amit Rahav’ın oynadığı karakterde çok çocuksu bir taraf var. Annesinin etkisinden çıkamamış, eş olmayı bildiği dar çerçevede anlamaya çalışıyor. Dış dünyada da hemen bocalıyor. Bunlar Esty’ye verdiği zararı ortadan kaldırmıyor; fakat onu yalnızca kötülük yapmak için yazılmış bir adam gibi izlemiyoruz. (yale-herald.com)

Esty ve Yanky Berlin sokaklarında. Dizideki Berlin yürüyüşünden kare. Yanky’nin peyoslarını kestiği an değil.

Aynı sokakta, farklı geleceklerin peşinde.

Netflix · GirlTalkHQ · Kaynak

Dizi karesi. Dizideki Berlin yürüyüşünden kare. Yanky’nin peyoslarını kestiği an değil.

Bazı anlarda ona gerçekten üzülüyorum. Sonra aklıma geliyor: Ben üzüldüm diye Esty onunla yaşamak zorunda değil. Kadınların hikâyelerinde bu sınırı ne kadar çabuk geçiyoruz. Erkek pişman oldu, ağladı, bir şeyden vazgeçti diye kadının kararını yeniden konuşmaya açıyoruz. Onun “İstemiyorum” demesi, karşı taraf yeterince üzülene kadar mı geçerli?

Yanky’nin peyoslarını kesmesi bu yüzden çok zor bir sahne. Esty’ye değişebileceğini göstermek için kimliğinin görünür bir parçasından vazgeçiyor. Kendi açısından bunun ne kadar büyük bir adım olduğunu hissediyoruz. (en.wikipedia.org) Ama Esty’nin aradığı şey yalnızca biraz daha esnek bir koca değil. Kendi hayatının nasıl olacağına kendisi karar verebilmek istiyor.

Yanky “İlişkimizi nasıl kurtarırız?” diye düşünürken Esty, o ilişkinin içinde kalmayı artık istemediğini anlatmaya çalışıyor. İkisi aynı konuşmanın içindeler, ama cevap aradıkları soru aynı değil. O yüzden saçın kesilmesi, aralarındaki her şeyi çözemiyor.

Kadınların birbirine yaptıkları da hikâyenin dışında değil

Bu arada Esty’ye nasıl yaşayacağını söyleyenler yalnızca erkekler değil. Kayınvalide, aile büyükleri, evliliğe hazırlayan kadınlar da aynı düzenin içinde görev alıyor. Bazı sahnelerde baskıyı doğrudan onlardan görüyoruz.

Buradan “Kadının en büyük düşmanı kadındır” cümlesine gitmeyeceğim. O lafı duyunca genellikle meselenin biraz daha açıklanacağını değil, kadınların hanesine bir suç daha yazılacağını düşünüyorum.

Bana daha anlamlı gelen şu: Bir düzenin içinde söz sahibi olmak bazen o düzenin kurallarını iyi uygulamakla mümkün oluyor. Yıllarca kendisine tanınmamış bir özgürlüğün başka birine tanınmasını görmek de herkes için kolay olmayabilir. Bu ihtimali düşünmek, yapılanı haklı bulmak demek değil. Sadece insanların nasıl o noktaya geldiğini anlamaya çalışıyorum.

Esty’nin annesi, aynı geçmişin içinden farklı hayatlara çıkılabildiğini hatırlatıyor. Büyükannesiyle bağı ise daha da zor bir şeyi düşündürüyor: Bir ilişkide sevgiyle baskı yan yana durabiliyor. Dizi, ayrılmayı “Artık sizi sevmiyorum” demek kadar kolay göstermiyor; bunu değerli buluyorum. (yale-herald.com) Birini sevmeye devam ederken onun size uygun gördüğü hayatı istemeyebilirsiniz. Keşke bu iki şeyi söyleyebilmek için sürekli birbirini çürütmek zorunda kalmasak.

Berlin’e geldi diye piyano dehası çıkmamasına sevindim

Esty müzik salonunda. Esty müzik salonunda dinleyici olarak oturuyor; piyano çaldığı an değil.

Henüz sahnede değil. Ama ilk kez kendi isteğiyle orada.

Netflix · GirlTalkHQ · Kaynak

Dizi karesi. Esty müzik salonunda dinleyici olarak oturuyor; piyano çaldığı an değil.

Berlin tarafında beni rahatlatan şeylerden biri, Esty piyanoya oturunca herkesin ağzının açık kalmaması oldu. “Meğer gizli bir dehaymış” kolaylığına gidilmediği için sevindim. Çok cesur bir adım atmış olması, yıllarca teknik eğitim almış insanlarla aynı noktada olduğu anlamına gelmiyor. Konservatuvar çevresi ona bir ihtimal sunuyor, ama eksiklerini de gösteriyor. Özgürlüğün yanında yetersizlik duygusuyla karşılaşması, hikâyeyi benim için daha inandırıcı yapıyor. (en.wikipedia.org)

Öbür türlü sahneyi tahmin etmek zor değil: Kız oturur, çalar, herkes büyülenir, alkış gelir. Biz de “İyi ki kaçmış, böyle bir yetenek harcanacakmış” diye seviniriz. Ama ben tam o gerekçeye itiraz ediyorum. Esty yetenekli olduğu için mi kendi hayatını yaşayabilmeli? Hiç olağanüstü bir şey yapamayacak olsa ne olacak?

Konservatuvar kabul etmese, iş bulmakta zorlansa, yanlış arkadaşlıklar kursa da kendisi adına karar verme hakkı var. Çok sıradan bir hayat yaşayacak olması, o hayatın başkaları tarafından belirlenmesini gerektirmiyor. Özgürlüğü, “Önce iyi değerlendireceğini kanıtla, sonra veririz” diye dağıtılan bir burs gibi düşünemeyiz.

Yine de Berlin’de işlerin bazı noktalarda fazla hızlı yoluna girdiğini düşünüyorum. Arkadaşlarla tanışmalar, karşılaşmalar, açılan imkânlar konusunda dizi Esty’ye cömert davranıyor; biraz masalsı bir tarafı var. Etkilenmiş olmam, her kolaylığı gerçek hayatta da aynı hızla olurmuş gibi kabul ettiğim anlamına gelmiyor.

Düğündeki şarkı finalde geri geliyor

Final — Mi Bon Siach. Finaldeki seçmelerden sahne karesi.

Düğünde başkalarının söylediği ezgi, şimdi Esty’nin kendi sesinde.

Netflix · elDiario / Vertele · Kaynak

Dizi karesi. Finaldeki seçmelerden sahne karesi.

Gelelim düğünü izlerken duyup anlamını merak ettiğim şarkıya. Finalde Esty seçmelerde önce Schubert’in “An die Musik” eserini, sonra “Mi Bon Siach”ı söylüyor. İkincisi, gelinle damadın kutsanmasını dileyen geleneksel bir İbranice düğün metni. Evet, düğünde duyduğumuz ezgi de bu. Dizide çok Yidiş duyuyoruz diye bu şarkı da Yidiş olmuyor; dili İbranice. (eldiario.es)

Bu bağlantıyı öğrenmek bütün finali benim için biraz değiştirdi. Sanırım dizide en sevdiğim ayrıntı bu. Düğünde şarkıyı başkaları söylüyor, Esty onların anlattığı evliliğin içinde duruyor. Seçmede ise aynı ezgiyi kendi sesiyle duyuyoruz; Yanky de onu dinliyor. O yüzden sahne bana hem geçmişine bağlılığını hem de artık o geçmişin içinde başka bir yerde durduğunu hissettiriyor. (yale-herald.com)

Bir de kol isha meselesi var: kadınların erkekler önünde şarkı söylemesine ilişkin kısıtlamalar. Bunu “Yahudi kadınlar hiçbir yerde şarkı söylemez” diye anlamamak gerekiyor. Kadınlara yönelik performans alanları da var; yorumlar ve uygulamalar da farklılaşıyor. Ancak Esty’nin geldiği ortamı düşününce, karma bir dinleyici topluluğunun önünde şarkı söylemesi önemli bir sınırı aşıyor. (glamour.com)

Bana kalırsa burada çok güzel bir seçim yapıyor. Geçmişinden kurtulmuş sayılmak için ona ait her şeyi reddetmesi gerekmiyor. Kültüründen gelen bir ezgiyi yanında götürüyor; ama nerede, nasıl ve neden söyleyeceğine bu kez kendisi karar veriyor. Düğünde onun evliliğini anlatan şarkı, seçmede kendi hikâyesini anlatmaya başlıyor. Bazen bir hayattan ayrılmayı, o hayata ait her şeyi çöpe atmak sanıyoruz. Esty aynı şarkıyı başka bir yerde söyleyerek bunun şart olmadığını gösteriyor.

Peki bütün bunlar dizinin kusursuz olduğu anlamına mı geliyor?

Bu kadar anlattım diye dizinin avukatı olduğum sanılmasın. Bir şeyi sevince bütün kusurlarını savunma görevi de bize veriliyormuş gibi davranılmasından biraz yoruldum.

Unorthodox’un Satmar dünyasını anlatışına itirazlar var. Az önce eruv bölümünde söz ettiğim Frieda Vizel, o çevrede büyümüş ve sonradan ayrılmış biri. Dizide insanların fazla soğuk, ciddi ve tek boyutlu gösterildiğini söylüyor. Bazı uygulamalardaki sorunların yanı sıra, gündelik hayatın mizahının ve çeşitliliğinin yeterince görünmediğine dikkat çekiyor. (forward.com)

Bunu dinlemeye değer buluyorum. Esty’nin yaşadığı baskıyı ciddiye almak için o dünyadaki herkesin her sabah mutsuz uyandığına inanmamız gerekmiyor. Tersinden de bakabiliriz: Bir cemaatte sevgi, dayanışma ve neşe bulunması, ayrılmak isteyenlerin yaşadıklarını geçersiz kılmıyor. İkisi aynı anda olabilir. İnsanlarla ilgili konularda beni en çok uğraştıran şey de bu; herkesin kolayca yerleştiği iki ayrı kutu yok.

“Dindar dünya kötü, seküler dünya iyi” diye bitirince dışarıdaki hayatı da gereğinden fazla kolaylaştırıyoruz. Orada da sınıflar, kabul edilme şartları, kapanan kapılar ve dışlanma biçimleri var. Esty bir uçak biletiyle bunların hepsinden muaf olmuş değil. Cemaatte kalan kadınları cesaretsiz, ayrılanları da otomatik olarak aydınlanmış saymak istemiyorum. Esty’nin kendi kararını savunurken diğer kadınların yerine karar vermeye başlarsam, itiraz ettiğim şeyi başka kelimelerle yapmış olurum.

Dört bölümün sonunda elimizde ne kalıyor?

Benim gibi ayrıntıların arkasına bakmayı sevenler için Netflix’te Making Unorthodox belgeseli de var. Dil çalışmaları, oyunculuk ve kültürel araştırmanın arka planını gösteriyor. Düğündeki bir duvağın bile peşine bu kadar düşünce, o görüntüyü kuran insanların emeğini merak etmemek zor. (netflix.com)

Oyuncular ve yönetmen sette. Oyuncular ve yönetmenin setteki fotoğrafı; tamamlanmış bölümün karesi değil.

Kameranın diğer tarafı: Unorthodox’un setinden.

Netflix · Jewish Journal · Kaynak

Set arkası. Oyuncular ve yönetmenin setteki fotoğrafı; tamamlanmış bölümün karesi değil.

Düğün dansının çekimi. Düğün dansının çekimi. Dua sırasında sallanma, yani shuckling, ile karıştırılmamalı.

Kadrajdaki kalabalığın arkasında başka bir kalabalık var.

Netflix · Sony Cine · Kaynak

Set arkası. Düğün dansının çekimi. Dua sırasında sallanma, yani shuckling, ile karıştırılmamalı.

Wannsee sahnesinin çekimi. Kamera ekibinin görüldüğü yapım fotoğrafı. Gölün tarihini belgeleyen bir arşiv fotoğrafı değil.

Wannsee sahnesinin kamera arkası.

Netflix · Sony Cine · Kaynak

Set arkası. Kamera ekibinin görüldüğü yapım fotoğrafı. Gölün tarihini belgeleyen bir arşiv fotoğrafı değil.

Müzik sahnesinin çekimi. Müzik sahnesinin çekim düzeni; tamamlanmış bölümün karesi değil.

Müzik sahnesinin kamera arkası.

Netflix · Sony Cine · Kaynak

Set arkası. Müzik sahnesinin çekim düzeni; tamamlanmış bölümün karesi değil.

Ama bütün bunları öğrendikten sonra diziden aklımda kalanları düşününce ilk sıraya ritüellerin adları gelmiyor. En çok Esty’nin yüzünü hatırlıyorum. Düğündeki hâlini, peruğunu çıkarırkenki ifadesini, piyanoda yeterli olmadığını öğrendiğinde nasıl baktığını. Bir de şarkı söylemeye başladıkça yüzünün yavaş yavaş değişmesini.

Haas sayesinde Esty’yi bir fikrin temsilcisi olarak değil, biri olarak izledim. Korkuyor, yanılıyor, bazen beklediğimden daha cesur çıkıyor, bazen gerçekten ne yapacağını bilmiyor. Tam da bu yüzden onunla ilgileniyorum. Dizinin adı da burada yerine oturuyor: Unorthodox, alışılmışın dışında, geleneklere uymayan demek. Esty eski kimliğini çıkarıp yerine aynı ölçüde hazır, tamamlanmış bir yenisini giymiyor.

Bir süre arada kalıyor. İlk kez buna da hakkı varmış gibi geliyor bana. Hemen kim olduğunu açıklamak, nereye ait olduğunu bulmak zorunda olmadan durabilmek.

Finalde her şey çözülmüş değil. Yeni hayatı nasıl işleyecek, neyle uğraşacak, zamanla kendisini nasıl tanımlayacak; bilmiyoruz. Ama bu kez bilmemek beni rahatsız etmiyor. Çünkü dizinin başında Esty’nin geleceği hakkında fazla emin olan epey insan vardı.

Nasıl giyineceğini, kiminle evleneceğini, nasıl bir eş olacağını, ne zaman çocuk sahibi olması gerektiğini biliyorlardı. Hangi isteklerinin uygun olduğuna, hangilerinden utanması gerektiğine kadar karar verilmişti. Bir tek bütün bunları yaşayacak olan kişinin ne istediği o kadar da merak edilmiyordu. Dört bölümün sonunda o hazır plan biraz dağılıyor. Yerine güvenli, kusursuz, herkesin onayladığı başka bir plan gelmiyor. Esty’nin kendi soruları geliyor. Açıkçası bunu tercih ederim.

Kapanış — Esty tek başına. Kilise içinde geçen sahneden kare; konservatuvar olarak etiketlenmemeli.

Geleceği belli değil. Ama artık kendi soruları var.

Anika Molnar / Netflix · British Vogue · Kaynak

Dizi karesi. Kilise içinde geçen sahneden kare; konservatuvar olarak etiketlenmemeli.

Ben diziye saçlar, şapkalar, dualar ve bardaklarla ilgili sorular sorarak başladım. Yazının bu noktasına kadar geldiyseniz o soruların cevaplarını birlikte epey konuştuk. Yalnız bir tanesi hâlâ aklımda:

Bir insanın kendi hayatını yaşaması için kaç kişinin onayını alması gerekiyor?

Esty’nin bundan sonra ne yapacağını merak ediyorum. Mutlu olsun da istiyorum tabii. Ama “Bence şöyle yaşamalı, böyle yapmalı” diye onun geleceğini bir de ben düzenlemeye başlamayacağım.

Kadının hayatına yeterince kişi karışmış zaten.

YORUMLAR

Ad

2019-nCoV,2,2020,2,aiart,1,akademik okuma,1,akut,1,akut güvendeyim,1,alan turing,1,app store,1,application,1,aranjman,1,benedict cumberbatch,1,bilim,2,BT,2,bulaşıcı hastalıklar,2,centralparkbeşlisi,1,centralparkjogger,1,confusing words,1,corona,2,corona virus,2,çin,2,deprem,1,dil ve düşünce,1,dizi,2,dizifilm,4,doğal afet,1,edebiyat,1,Egitim,4,Eğitim,9,elazığ,1,elt,1,elvispresley,1,english,8,english reading,1,enigma,1,etimoloji,1,felsefe,2,film,1,genelkultur,3,google play,1,güvendeyim,1,hazırlık,1,hedef,1,ielts,3,imdb,1,ingilizce,11,ingilizce kelime ezberleme,2,ingilizce okuma,2,ingilizcediyalog,2,ingilizcekelime,2,ingilizcekonuşma,3,ingilizcesunum,1,journey,1,kelime,4,kelime ezberi,1,kitap,1,kitap yorumu,1,korona,2,koronavirüs,2,kültür,13,language,1,languishing,1,memorize,1,memrise,1,movie,1,muzik,1,müzik,1,netflix,1,okuma,1,ottoman,1,pavarotti,1,presentation,1,psikoloji,1,reading,1,rise of empires: ottoman,1,Sağlık,2,sanat,2,schadenfreude,1,sel,1,seyahat,1,sınav,1,spor,1,tarih,2,teknoloji,1,the imitation game,1,toefl,3,travel,1,trip,1,trump,1,udsp,1,uygulama,1,virüs,1,vocabulary,4,whentheyseeus,1,yangın,1,yapay zeka,1,yds,3,ydskelime,1,ydt,1,yksdil,1,yökdil,3,zekimüren,1,
ltr
item
Öznur Arslan Personal Blog: Unorthodox: Bir Kadının Hayatı Kaç Kişiyi İlgilendirir?
Unorthodox: Bir Kadının Hayatı Kaç Kişiyi İlgilendirir?
Unorthadox dizisi yorumu
https://media.vogue.mx/photos/5f0209f82d8d31beffcd3084/16%3A9/w_1280%2Cc_limit/Shira-Haas-en-escena-de-unorthodox.jpg
Öznur Arslan Personal Blog
https://www.oznurarslan.com/2026/09/unorthadox-dizi-yorumu.html
https://www.oznurarslan.com/
https://www.oznurarslan.com/
https://www.oznurarslan.com/2026/09/unorthadox-dizi-yorumu.html
true
7942863130761486104
UTF-8
Tüm Yazılar Yüklendi Yazı Bulunamadı HEPSİNİ GÖRÜNTÜLE Devamını Oku Cevapla Cevaplamayı İptal Et Sil Yazan Ana Sayfa SAYFALAR YAYINLAR Hepsini Görüntüle SENİN İÇİN ÖNERİLER ETİKET ARŞİV ARA TÜM YAYINLAR İsteğe uygun yayın bulunamadı Ana Sayfaya Geri Dön Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Paz Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Oca Şub Mar Nis Mayıs Haz Tem Ağu Eyl Eki Kas Ara Yeni 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago Dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago 5 haftayı geçmiş Takipçiler Takip Et BU ÖZEL YAYIN KİLİTLİDİR ADIM 1: Bir sosyal medya hesabında paylaş ADIM 2: Sosyal medya hesabındaki linke tıkla Tüm Kodu Kopyala Tüm Kodu Se. All codes were copied to your clipboard Can not copy the codes / texts, please press [CTRL]+[C] (or CMD+C with Mac) to copy İçerik Tablosu